Uyku tutmuyor.
Alicante'nin son demleri bunlar. Son kıvırcık da demir almak üzere bir daha geri gelmeyecekmişcesine.
Geri gelsem bile, her vedayla parçalandı hatıralarım. Gitmenin değil, dönsem bile aynı bulamayacak olmanın lanetli hüznü içimde.
Geri dönüşler zor, evime geri dönünce de hiç bir şeyi aynı bulamayacağımı biliyorum çünkü.
O zaman aklıma geliyor işte, terk ettiğim bir yere bir daha geri dönmeme gibi bir şansım olsa mesela. Her veda bana yeni bir kapı açsa. Hep yeniden başlasam geleceğe.
Hayali bile güzel şimdi Hollanda'ya gitmenin mesela. Brezilya ya da. Porto niçin olmasın?
Yeter ki anıların olmadığı, yeni anılar yaratıp sonra da başımı alıp gidebileceğim bir yer olsun.
O kadar ki, ilk veda ettiğim yeri unutayım. Dönüşüm, yeni bir başlangıç gibi olsun.
Annemin ilk söylediğim kelimeyi hatırlamaması gibi, ben de ilk öpücüğümü unutayım. İlk hazzı unutayım, geçmiş o kadar eskisin.
O kadar eskisin ki ölürken hala son öpücüğüm ilkmiş gibi gelsin. Canımı da bir sigara nefesinde vereyim, sebebim olsun en büyük yoldaşım.
Yazılarım düz başlayıp yamuk bitsin, aynı hayatım gibi.
O kadar yamulsun ki, son cümlem ilk cümlemle birleşsin.
Uyku tutmuyor. Sonsuza kadar uyuyacağımız gün de gelecekken koyar mı uyuyamamak hayatın baharında, Alicante'nin yazında zaten?
29.07.2013
Calle Nueva Baja, Alicante
No comments:
Post a Comment