Apple'ın açılış gecesi Dr. Johnson'ın ve Dr. Watson'ın bile hayal edemeyeceği sarı kafalarla dolu kalabalığın arasından mağazaya girmiştik. Mağaza henüz satış yapmamıştı, ama daha o zamandan tıklım tıklımdı.
Wonderwall'ın yönetmeni, Miriam Gomez ve ben bodrum katına indik. O sırada çağa damgasını vuran at hırsızları, tanrısal bir şekilde ortaya çıktılar. Paul McCartney göründüğü gibi nazik ve yumuşak huyluydu; Ringo da ritm tutma derdinden uzak, gülüyordu. John Lennon birden bire yönetmenin varlığını ayrımsadı ve Paul'e döndü: "Bu herifin ne işi var burada? Arkadaşın mı, neyin nesi?". Paul işi şakaya vurup lafı değiştirmeye kalmadan, George araya girerek yumuşak ve alçak bir sesle şöyle dedi: "Daha bir kaç gün önce, yönettiği filmin müziğini yaptım. Fİlmi mutlaka görmelisin.". John, pişkin pişkin, yönetmene (adamın kendisinden uzun olmasının Lennon'ı gıcık ettiğinden kuşkulanmışımdır hep.) dönerek şöyle dedi: "Daha ne, onu burada istememek için fazlasıyla yeterli bir neden, değil mi George?" Aynı gazla, o günlerde son Rolls'unu süslemiş olan Marijke'ye döndü ve öyle bir şey söyledi ki,
dutchka'nın -herkes kadına böyle derdi-gözlerinden yaş geldi. Bir şakaydı güya ama söz oyunlarının, unutulmaz ezgilerin ve Dada şiirlerinin adamı John Lennon şaka yapmıuyordu aslında. Beatles, Lennon tarafından
beetle -kınkanatlı- sözcüğünün yazım kurallarına göre yanlış yazılmış şekliydi. Kişisel olarak John Lennon, Frank Sinatra kadar zalimdi. Sonu, beni başlangıcından daha az şaşırtmıştır.
Şehirler Kitabı-G. Cabrera Infante